Bir Zeytinyağı Öyküsü

Dalıyla köküyle, toprağıyla suyuyla ilaçsız bir bahçe bulmaktı ilk hedefimiz.

04 Haziran 2016 Cumartesi 23:08
Bu haber 277 kez okundu
Bir Zeytinyağı Öyküsü
 Ve yine kolları sıvadık. En iyi zeytinden en kaliteli zeytinyağını üretmek için… Nasıl kötü portakaldan iyi meyve suyu alınmaz ise kötü zeytinden de iyi yağ olamazdı tabi ki. En iyi yağın ilk şartı idi “iyi zeytin” bulmak. Peki neydi iyi zeytin? Sağlıklı olmalıydı işin başında. Çürümemiş, pırıl pırıl parlayan, hastalıklı olmayan ve tabi ki henüz dalında olandı –iyi zeytin- dediğimiz. Peki daha ötesi var mıydı? Tabi ki vardı… Kimyasal ilaç atılmamış, suni gübre kullanılmamış olmalıydı iyi zeytinin daha da iyi olabilmesi için.

 

Dalıyla köküyle, toprağıyla suyuyla ilaçsız bir bahçe bulmaktı ilk hedefimiz. “İlaçsız zeytin yetişmez ki” diyen çiftçilere inat yılmadan usanmadan aradık. Meğer hem çok yakın hem de çok uzaktaymış aradığımız zeytinlikler….


Bir dağın eteklerinde genç zeytin ağaçlarından oluşan, şehir kirliliğinden çok uzaklarda, havasıyla suyuyla, insanıyla dostluğuyla bambaşka bir memleketti sanki burası. Büyük şehirlerde sürekli karşı karşıya geldiğimiz insanlara inat temiz yürekli, misafirperver, güler yüzlü, koca yürekli insanlar vardı burada… (Bu koca yürekli insanları kısa olarak anlatmak onlara haksızlık olur düşüncesiyle bu konuyu ayrıca yazacağız)

 

Aradığımızı bulmuştuk. Son üç yıldır tarım ilacı kullanılmamış, her bir yaprağından sağlık fışkıran zeytin bahçesinin tüm zeytinlerini almaya karar verdik (Henüz zeytinler tam olgunlaşmamıştı ilk bulduğumuzda).

 

Ekim sonuna geldiğimizde “erken hasat”ımız için heyecanlı ve hazırdık. Zeytinin içindeki yararlı bileşenlerin en yüksek noktada olduğu aşamada; yani yeşilden siyaha henüz dönmeye başlamış zeytinleri artık toplamamız gerekiyordu. Çok miktarda olmayacaktı belki ama -iyi- olacaktı. Gerçekten -iyi-… Gün ağarırken başlayan çalışmamız hava kararıncaya kadar devam etti. Zeytinleri kiraz toplar gibi tek tek elle topladık, yere düşmesin diye önce kolumuzdaki sepetlere, sonra 25 kilogramlık selelere koyduk. Sonra da hiç beklemeden işlemin her aşamasında 22 dereceyi geçmeyen sıcaklıkta sıktık ve çok kısa bir dinlendirmenin ardından koyu renkli cam şişelerde ambalajladık. Verimi son derece az ve bir o kadar da zahmetli bir üretim süreci oldu bizim için. Sonuç ise; meyvesinden ambalajına ortaya eskilerin “ilaçlık” diye tabir ettikleri bir ürün çıktı. “Özel Üretim Erken Hasat” ımız böylece artık hazırdı. 500 ml lik koyu renkli cam şişelerde ve sadece 653 şişe olmuştu. Bu çok özel yağımızın kesinlikle soğuk olarak tüketilmesini tavsiye ediyoruz.

 

İkinci hasadımız ise Aralık başındaydı. Yetiştirilirken ilaç kullanılmayan ve dalında olgunlaşan sağlıklı zeytinlerimiz yine özenle toplandı ve bekletilmeden 36 dereceyi aşmayacak bir ısıda sıkıldı. Diğer tüm ürünlerimizde olduğu gibi en sağlıklı ambalajda şişelendi… Sadece cam şişede… Natürel Sızma Zeytinyağımız da böylece aramıza katılmış oldu. İyi zeytin, doğru işleme zinciri ve sonuç : gerçekten iyi bir Natürel Sızma… Hem soğuk hem sıcak tüketim için. 1 litrelik ve 3 litrelik cam şişelerde…

 

Şimdi zeytinyağlarımız, yediğine yedirdiğine özen gösteren, sağlıklı beslenip sağlıkla yaşamak isteyenleri en sağlıklı ambalajda bekliyor.

 

Sofralarınızda buluşmak dileğiyle,

 

Sağlıkla kalın,

Anahtar Kelimeler: Zeytinyağı

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Hava Durumu
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv